OSTEOPOROZ VE BESLENME

seo izmir
seo izmir
seo izmir
seo izmir
seo izmir
seo izmir
seo izmir
seo izmir
seo izmir
seo izmir
seo izmir
seo izmir
OSTEOPOROZ VE BESLENME

OSTEOPOROZ NEDİR?

Osteoporoz, dünyada en yaygın görülen iskelet sistemi hastalığı olmakla birlikte halk arasında kemik erimesi olarak da bilinir.

Osteoporoz (Kemik erimesi), kemik kütlesinde ve kalitesinde azalmayla birlikte kemiklerin kırılgan hale gelmesi sonucu oluşan kemik metabolizması hastalığıdır. Osteoporoz tanısı kemik kütlesinin %20 sinin azalması ile konur. Osteoporoz hastalığı genellikle hareketsiz yaşama sahip olanlarda, menopoza girmiş kadınlarda, yaşlı bireylerde ve yatağa bağımlı yaşayan kişilerde daha sık görülür.

 Osteoporoza neden olan risk faktörleri arasında; yaş, cinsiyet, kalıtım, fiziksel aktivite sıklığı, kalsiyum atımını artıran ilaçların kullanımı, aşırı tuz ve kafein kullanımı, yetersiz D vitamini ve kalsiyum alımı, düşük vücut ağırlığı (aşırı zayıflık), sigara ve alkol kullanımı bulunur.

 Küçük yaşlarda kemik yapımı hızlı iken yaş ilerledikçe yavaşlamaya ve kemik yıkımı artmaya başlar. Kadınlarda kemik yıkımının en fazla olduğu dönem ise menopoz dönemidir. Bunun nedeni östrojen hormonunun azalmasıdır.

Osteoporoz hastalığı 50 yaşın üzerindeki her 3 kadından 1’inde, erkeklerde ise her 5 erkekten 1’inde görülmektedir. Genelde kadınlarda daha sık görülmesine rağmen erkek osteoporozu da son yıllarda tıpta önemli bir sorun teşkil etmektedir.

Osteoporozda beslenme büyük önem taşır. Kemik gelişiminin ilk başladığı yer anne rahmi olduğundan dolayı annenin beslenmesine dikkat etmesi ve kalsiyumdan zengin beslenmesi gerekir.

OSTEOPOROZDA BESLENME NASIL OLMALIDIR?

Osteoporozda günlük kalsiyum alımı önemlidir. Günlük önerilen kalsiyum alımı genç yetişkinlerde 1200-1500 mg’dır. Gebe ve emzikli kadınlarda bu miktar biraz daha fazladır.

Kalsiyum kaynağı besinler arasında; süt, yoğurt, peynir, fındık, badem, pekmez, yeşil sebzeler, kabuklu deniz hayvanları, soya fasulyesi yer alır. Kalsiyum emilimini azaltan besinler ise çikolata, siyah çay, kakao, havuç, bezelye, patates, mısır, pirinç, çilek, portakal ve yulaftır.

Kalsiyum kadar kemik yapımı ve onarımında rolü olan bir diğer mineral de fosfordur. Et ve süt ürünleri fosfordan zengindir. Eğer yeterli ve dengeli bir beslenme olmazsa kalsiyum-fosfor dengesi bozulur ve kalsiyum vücutta etkili bir şekilde kullanılamaz. Bu sebeple her hastalıkta olduğu gibi osteoporozda da yeterli, dengeli ve sağlıklı beslenmek büyük önem taşır.

Kemik sağlığı açısından önemli bir diğer öğe ise D vitaminidir. D vitamini kalsiyumun bağırsaklardan emilimine ve kemikler tarafından depolanmasına yardımcı olur. D vitamini güneş ışığının etkisiyle ciltte aktif formuna dönüşür. Haftada 3 kez 10-15 dakika güneşlenmek, D vitamini alımı yönünden faydalı olacaktır.

Kafein içeren besinlerin sık tüketilmesi de vücuttan kalsiyum atımını artırır. Koyu çay ve koyu kahve tüketiminden kaçınılmalıdır.

Aşırı tuz tüketimi ( sodyum alımı) da kemik sağlığını olumsuz etkileyen faktörler arasındadır. Fazla sodyum alımı idrardan kalsiyum atılımını hızlandırır. Osteoporozlu bireylerin tuz tüketimini azaltması, salamura besinlerden uzak durması gerekmektedir.

Aynı şekilde aşırı şeker tüketimi de kemik sağlığı açısından faydalı minerallerin vücutta kullanımını azaltabilmektedir. Bu nedenle paketli ve şeker içeren gıda tüketimini azaltmak kemik sağlığı için yararlı olacaktır.

Sağlıklı kemiklere sahip olmak, osteoporozun önüne geçmek için hayatınızda yeterli ve dengeli beslenmeyi oturtmak ve bunu yaşam tarzı haline getirmelisiniz.

Yorumlar kapatıldı.